| | |
| |

Ana Sayfa

 



Ana Sayfa > Gezi Yazıları > Yurtdışı Yazıları > VERSAY SARAYI'NIN BAHÇELERİ




Kraliçenin düşleri
VERSAY SARAYI'NIN BAHÇELERİ

Yalnızca Fransa'nın değil, dünya tarihinin de önemli yapılarından biri Versailles Sarayı. Ve bu yapı babasının av konağını saraya dönüştüren XIV.Louis'nin gerçeğiyse, bahçeleri de kraliçeleri düşüdür. Bugün bile gezenlerin kendilerini görkemin kucağında buldukları bir düş...

Yazı ve fotoğraflar: Akgün Akova

Güneşli bir günde Versailles Sarayı'nın bahçelerinde gezerken, kendilerini çimenlere, çiçek kokularına, fıskiyelerden göğe yükselen suların şırıltısına bırakmış insanları seyrediyorum. Onlar için bahar tembelliği yapılan muhteşem bir yaşam bahçesi burası. Oysa, bir ressam için çalıların bile estetize edildiği, bir matematikçi için ağaçların bile geometrik biçimde dikildiği, bir tarihçi için Kral XVI.Louis ile Kraliçe Marie Antoinette'in giyotin bıçağına yürüyüşünün başlangıcı olarak görülebilir. Versailles'a bir anlamda iktidarın, görkemin, altın çağların, yükseliş ve düşüşün simgesi olarak da bakılabilir.

Fransa'nın bir sömürge imparatorluğu kurduğu, Güney Amerika'dan Afrika'ya kadar uzanan bir coğrafyanın zenginliklerinden yararlandığı zamanlar... Krallarının adı, güneşle birlikte anılıyor. Altının rengi sarayın duvarlarına vuruyor. 1668'de XIV.Louis babasının mütevazi av konağını bir saraya dönüştürmek için emir veriyor. 20.000 kişilik dev bir saray çıkacak ortaya. İlk olarak 1660'larda Louis de Vau'nun inşa ettirdiği kanat yapılar, teraslar, salonlar eklenerek göz kamaştıracak bir saraya dönüşecek. 1770'de XV.Louis Opera Evi'ni yaptıracak. Sarayda renkli mermer, taş ve ahşap oymalarla dolu, kadife, gümüş ve yaldızla kaplı mobilyalarla süslü devlet daireleri; Olimpos tanrılarına adanmış özel odalar olacak. 17 dev aynanın kapladığı Aynalı Salon dillere destan... Taç giyme törenlerine, Kraliçe'nin doğumlarına, düğünlere tanık olacak Versailles Sarayı... 1789'da açların, yoksulların ayaklanmasına sahne olacak Fransa... İhtilal, büyük bir halk hareketine dönüşürken Versailles'da bülbüller susacak, viyolonseller tozlanacak, taç yere düşüp kırılacak. Tarihin ezenlere verdiği kanlı derslerden biri olacak Fransız İhtilali...

Biz kötü anılardan sıyrılmak için bugüne dönelim ve bahçelere atalım kendimizi. Ve önce bahçeleri tasarlayan ünlü peyzaj mimarı Andre Le Notre'u saygıyla analım. Yüzyıllar önce bahçelere ilk imzayı o attı çünkü. Ana bölümleri ve önemli noktaları şöyle bir sıralayalım: Geometrik yollar ve bitkilerle şekillendirilen Formel Bahçeler; kışın egzotik bitkileri yaşatmak için kurulan Portakal Bahçeleri; İsviçre Gölü'ne bakan Güney Bahçesi; XVI. Louis'nin malikanesi; bronz heykellerle süslü Su Bahçeleri; Latona Çeşmesi; fıskiyesinin ortasında kanatlı bir ejderha olan Dragon Çeşmesi; Petit ve Grand Trianon; Neptün Çeşmesi; Kral'ın Aynalı Havuzlu Bahçesi; Revak ve tekne partileri yapılan Büyük Kanal...

Latona Çeşmesi, Ovid'in 'Metamorphosis' adlı şiirinden esinlenilerek yaratılmış. Yapıtta Latona'nın çocuklarını Likyalı köylülerin aşağılamalarından koruması için Apollo ve Diana'dan yardım dilemesi ve Jupiter'e bunun intikamını alması için yalvarması konu ediliyor. Dört katlı havuzun içinde kurbağa heykelcikleri de var. Çeşme, Büyük Kanal'a bakıyor.

Büyük Kanal 11 yılda tamamlanmış. İçinde küçük sandallarla gezilen ve geceleri mumlarla ışıklandırılmış büyülü atmosferiyle sarayın sefahat noktalarından biri olmuş. 1674'te Venedikliler iki gondol ve dört gondolcu armağan edince Kral'a, Büyük Kanal da Küçük Venedik diye anılmaya başlanmış.

Bir zamanlar heykellerle dolu olan Kuzey Bahçelerinde şimdilerde iki heykel yükseliyor: 'İffetli Venüs' ve 'Bıçak Bileyici'. Bu bölge özenle bakılan çiçek kümeleriyle dolu. Piramit Çeşmesi üç yılda yapılmış. Yükseldikçe küçülen dört mermer çanaktan yapılan çeşmenin alt yüzünde 'Banyo Yapan Su Perileri' rölyefi var. 'Dragon Çeşmesi', başka bir öykü anlatıyor. Apollo'nun okuyla yaralanan yılana ve ejderha karışımı yaratık Pyton'un etrafı yunuslar ve Eroslar tarafından sarılmış. Eroslar, kuğulara binmişler ve Pyton'a ok atıyorlar. Bu çeşmenin fıskiyesinden fışkıran suları izlemek heyecan verici. Ana fıskiyedeki su, 27 m. yükseğe çıkıyor. Neptün Çeşmesi ise 1679-81 yılları arasında yapılmış. Bronz Neptün ve deniz yaratıkları birbirinden farklı 99 su hareketi yaratan fıskiyeler ve hidrolik gruplarla tasarımlanmış.

Bahçelerin güney tarafının en güzel manzarası, Kraliçe'nin oturduğu binanın ilk katının pencerelerinden görülebilir. Bu manzara içinde bahçelerin en eski heykellerinden ikisi var: 'Sfenkse Binen Çocuklar'. Portakal Bahçeleri, 1684-86 yılları arasında Jules Hardouin-Mansart tarafından yapılmış. Burada korumaya alınmış 1055 ağaç var ki, bunların çoğu palmiye, portakal ve zakkum ağaçları. Ortadaki havuzun çevresi çimlerle sarılmış.

Versailles bahçelerinin ağaçlarla çevrili caddelerini, kimi zaman korular gizliyor. Caddelerde yürürken bir köşeyi döndüğünüzde birdenbire karşınıza çeşmeler ve heykeller çıkıyor. 1775-76 yıllarında XVI.Louis'nin isteğiyle İngiliz-Çin bahçeleri tarzına dönen düzenlemesiyle altın çağını yaşamış Versailles bahçeleri. Kraliçenin korusuna girdiğinizde, sizi Ezop'un fabllarının kahramanları olan hayvanların yerleştirildiği çeşmeler karşılıyor. Bahçelerde o kadar çok havuz ve çeşme var ki, Versailles sizde bir su imparatorluğundaymışsınız duygusu yaratıyor.

'Açıkhavada balo nasıl olur' derseniz, Afrika kıyılarından ve Madagaskar'dan getirilen taşlar ve deniz kabukları ile süslü 'merdiven havuzlu' balo alanını görebilirsiniz. Dans edenler ve müzisyenler artık orada yoklar ama, yılda birkaç kez Saray'ın özel konser ve ışıklı havuz gösterilerine açıldığını söylemeliyim.

Versailles Sarayı'nı ve bahçelerini ziyaret edecekler için ek bilgiler de verelim: Paris'ten Saray'a 171 nolu otobüsle ya da RER Versailles Chantiers ya da Versailles Rive Gauche ile gidebilirsiniz. Malikane Ekim-Nisan ayları arasında 9.00 - 17.00 arasında açık. Mayıs-Eylül aylarında ise kapanış 18.00'e uzuyor. Pazartesi günleri kapalı. Grand ve Petit Trianon öğle arası kapanıyor. Versailles'e erken gitmeye bakın, çünkü bilet için uzun bir kuyruğa gireceksiniz. Son bileti kapanıştan yarım saat önce satıyorlar.


Bu yazı ve fotoğraflar, Marie Claire Maison Dergisi'nde yayınlanmıştır.
Tüm telif hakları Akgün Akova'ya aittir.  Sanatçının yazılı izni olmaksızın hiçbir şekilde ve ortamda 
-elektronik ortamlar da dahil-  bölümler halinde de olsa, yayınlanamaz ve kullanılamaz.

Paylaş:







Bu sitedeki tüm yazı ve fotoğrafların telif hakları Akgün Akova'ya aittir.
Yazılı izin alınmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
  XML Sitemap